HALİL İBRAHİM PEKŞEN'İN YANINDAYIZ

Futbolcu kardeşimiz Halil İbrahim Pekşen, kulübü Fethiyespor ile sözleşme fesih görüşmeleri yapmış ve alacağından ciddi fedakarlık yaparak karşılıklı olarak anlaşma sağlanmıştır. Her iki tarafın da mutabık kaldığı anlaşma sonrası Kulüp Başkanı’nın koruması, yapılan anlaşmaya rağmen, söz verilen ödeme yapılmadan tek taraflı olarak oyuncuya zorla belgeye imza attırmaya çalışmıştır.

Halil İbrahim, anlaşılan rakam ödenmeden imza atamayacağını, Başkan’ın da aynı şeyi söylediğini iletmesine rağmen futbolla alakası olmayan koruma, Halil İbrahim’i tehdit etmeye, darp etmeye ve zorla bir odaya sokmaya çalışmıştır.

Odada devam eden darp ve tehditler sonucu can güvenliğinden endişe eden Halil İbrahim Pekşen zorla ve istemeyerek belgeye imza atmak zorunda kalmıştır.

Bu yaşanan olay, geçtiğimiz sezon da benzerlerine şahit olduğumuz ve giderek artan futbolcuya şiddetin son örneğidir. 6222 nolu Futbol’da Şiddet yasasının çıktığı bir dönemde yaşanan bu olay, aslında bu kanuna futbolcuya şiddete karşı da eklemeler yapılmasını gerektiren birçok örnekten biridir.

Daha önce duyurduğumuz ve anlattığımız gibi, illa ki bir futbolcunun ölmesi yada öldürülmesi mi gerekmektedir. Son dönemde giderek artan şantajla sözleşme fesih etme, silahla tehdit ederek senet imzalatma, futbolcunun boğazına bıçak dayayarak oyuncunun alacağını bırakmasını sağlama gibi futbolla asla bir arada anılmaması gereken bu olaylar son bulmalıdır.

Hiçbir futbolcu, takımı ile sözleşme yaparken hiçbir yöneticiye baskı, tehdit yada şantaj yapmıyor. Taraflar kendi isteği ile bu sözleşmeleri imzalamakta ve futbolcu bu aşamada el üstünde tutulmaktadır. Ama iş ayrılığa gelince o sevecen, sıcakkanlı ve istekli adamlar gidip tehdit etmekten çekinmeyen, her türlü şantajı kullanan, silah ve bıçak kullanmayı hak gören bir güruh ortaya çıkmakta ve Türk Futbolu’na büyük darbe vurmaktadır.

Sanılmasın ki bu yaşanan olaylar Avrupa’daki Futbol Birlikleri, UEFA ve Federasyonlar tarafından bilinmiyor ve duyulmayacak... Derneğimiz, Dünya Profesyonel Futbolcular Birliği (FİFPRO) üyesidir ve futbolcu kardeşlerimizin hakkını her alanda savunacak güçtedir. Bu yaşananlar malesef ülkenin futbol imajına kötü bir leke olarak geçmektedir ve ülkemizin futbol imajının dışarıda kötü olmasına kimlerin sebep olduğunu anlatması açısından da önemlidir. Bu olay ve bundan önce yaşananlar, özellikle alt liglere ayrı bir önem verilmesi gerektiğini çarpıcı şekilde ortaya koyan bir olaylar silsilesinin son halkasıdır.

Maçları yayınlanmayan, basının ilgisinden uzak, varlığından haberdar olunmayan ve Profesyonel Lisanslı oyuncuların %60’ının oynadığı bu liglere bir an önce el atılması ve ciddi denetim getirilmesi şarttır. Denetimden ve futbol sahnesinden uzak bu liglerde malesef her türlü pis işler yaşanmaktadır. Sayın Spor Bakanımız Muharrem Kasapoğlu ve Sayın Başkan Nihat Özdemir’e bu konuya eğilmelerini özellikle rica ediyoruz.

Konuyla ilgili, İçişleri Bakanımız Sayın Süleyman Soylu’ya geçtiğimiz aylarda yaptığımız ziyarette gerekli herşeyi anlattık ve ricada bulunduk. Bunu yanında Adalet Bakanımız Sayın Abdülhamit Gül’e başvuru yapacağımızı ve yaşanan bu tarz olaylarla ilgili caydırıcı cezaların gelmesi için gerekli girişimlerde bulunacağımızın bilinmesini isteriz.

Halil İbrahim Pekşen için dernek avukatımızın gerekli başvuruları yaptığını, konuyu yakından takip ettiğimizin ve edeceğimizin bilinmesini isteriz.
GableMonroeClift
X

X