TPFD'DEN İNGİLTERE ZİYARETİ

İngiltere Profesyonel Futbolcular Birliği (PFA) Başkan Yardımcısı ve aynı zamanda FIFPro Avrupa Birimi Başkanı Bobby Barnes’ı PFA Londra ofisinde ziyaret ettik.

Başkanımız Hakan Ünsal ve TPFD Hukuk Müşavirimiz Göktürk Aslan'ın gerçekleştirdiği ziyarette, Dünya’nın ilk kurulan ve en eski futbolcu birliği olan PFA’in bugüne kadarki gelişim süreci, faaliyetleri, oyunculara verdikleri hizmetlerin yanı sıra Türkiye'nin FIFPro üyelik sürecinin uzun uzun konuşulduğu verimli bir görüşme gerçekleştirildi.

Bobby Barnes, Türkiye’nin büyük bir ülke olduğunu, Dünya futbolunda önemli bir yere sahip olduğunu, derneğimizin FIFPro’ya üyelik sürecini yakından takip ettiğini belirterek Türkiye’yi üye olarak görmek istediğini ve bu konuda destek vereceğini özellikle belirtti.


BOBBY BARNES KİMDİR?

West Ham United'da başladığı profesyonel futbol kariyerininin ardından 1996 yılında tam zamanlı olarak PFA'ya katılan Barnes, şimdilerde PFA Londra Ofisi sorumlusu ve Genel Müdür Yardımcısı oldu.

PFA içindeki görev tanımlarında sözleşmeler, temsil hakları, arabuluculuk, disiplinler gibi konularda futbolcuları temsil eder. Çalışma izinleri, oyuncu cezaları, transfer, transfer mahkemeleri gibi konularda Futbol Birliği kurullarında yer alır.

Barnes aynı zamanda FIFPro Avrupa Parlamentosu Başkanı olarak 50'den fazla ülkenin oyuncularını temsil ediyor. Bu sıfatla, UEFA'nın Stratejik Konseyi'nde alınacak kararlarda rol oynuyor. Ayrıca UEFA Avrupa Konuları Komisyonu üyesi.



PFA HAKKINDA

Dünyanın ilk Profesyonel Futbolcular Birliği olma ünvanını taşıyan PFA, 2 Aralık 1907 yılında kuruldu.

PFA, başlıca amacı olarak ülkede futbolculuk mesleğini profesyonel olarak icra eden tüm futbolcuların durumunu takip eden, haklarını ve statüsünü toplu iş sözleşmeleri ile korumak, geliştirmek ve müzakere etmek olarak açıklıyor.

PFA, gücünü tamamen ülkede futbol oynayan meslektaşlarından aldığını ve bu sebeple karşılaştıkları zorlukları aşmak için zorluk çekmediğini ve başarılı olduğunu belirtiyor.

1978 yılında sözleşmesini tamamlayan bir futbolcunun sonraki kulübünü seçme hakkı genişletilmiş bir prosedürle tam olarak tanındı. Tazminat ücreti sorunundan doğan anlaşmazlık ve uyuşmazlıkları değerlendirmek üzere bağımsız bir başkanın yanı sıra temyiz kurulu oluşturulmuş ve bu alanda PFA'nın içinde ilk kez temsil edilme şansını elde etmiştir.

Bu komite, 1992 yılında kurulan Premier Lig'i de kapsayacak şekilde PFNCC (Profesyonel Futbol Müzakereleri ve Danışma Komitesi) adını alarak isim değiştirdi.

Özellikle 2001 yılında yapılan oylama da üyeler %92 gibi rekor bir oranla grev kararı aldı. Ayrıca grev kararı alanların %99’u gerekli olması halinde sendikal ve endüstriyel önlemleri destekleyeceklerini beyan etmişlerdir. Dernek bu destek ve güç gösterisi sayesinde tatmin edici bir anlaşma sağladı ve grev eylemi önlendi.

Daha sonra PFA, Premier Lig'in televizyon yayın gelirlerinden yüzde ile pay almayı başardı ve bu kararın ardından çalışmalarını arttırarak kurumsal yapısını geliştirmeye başladı. İngiltere'de profesyonel futbolcuların olduğu her alanda önemli bir figür haline gelmiş ve futbolcuların çıkarları ile ilgilenme konusunu ilke edinmeyi seçmiştir.

Çeşitli organizasyonlar, ırkçılık karşıtı çalışmalar, yardım kampanyaları düzenlemeye devam ediyor. Bağışlarıyla ülkenin ve toplumsal her konusunun bir şekilde yanında olduğunu göstermeye devam etmektedir.

Ayrıca PFA, futbolcuların faal futbol oynarken yanında olmasının yanında kariyerlerini şekillendirmek için emeklilik dönemlerinde de bir çok çalışma yapmaya devam etmektedir.

Professional Footballers Association (PFA)'ın 4000'den fazla aktif üyesi olduğunu, FIFPro'nun kilit üyelerinden biri olduğunu, futbolda transfer sisteminin dönüm noktası Bosman kuralının hayata geçmesinde etkili olmuş bir birlik olarak 111 yıldır faaliyetlerini sürdürmektedir.